Bugun...


Siyaset Yazıları

facebook-paylas
Elturco: Pişkin Demokratlar
Tarih: 14-04-2019 11:01:00 Güncelleme: 14-04-2019 11:29:00


İktidar ve yardakçılarının henüz komedi dans kaçlısı olduklarını sayamadığım sayıda mensubu 31 Mart sonrası akla gelmez, hayale sığmaz söylemler ile algı opersayonu peşindeler. Seçim öncesindeki gevrekliklerini, seçim sonrası pişkinliğe çevirmeleri kendileri açısından bir sorun teşkil etmese de bir vatandaş olarak beni derinden üzmekte. Gevreklik diyorum çünkü, seçim öncesi çok sayıda muhalif partiden gelen seçmen listeleri ile ilgili şikayetleri alaycı tavırla 'seçim yenilgisine kılıf arıyorlar' savıyla savuşturmuşlardı; Pişkinlik diyorum çünkü, seçim öncesi söylediklerinin tam tersini seçim sonrası söylemekte bir sakınca görmüyorlar.
Seçmenlere milli irade salatasını beka sosuyla sunan iktidar ve avanesi; vatandaşın, içerisinde domates, biber, soğan olmayan ve yapabilmek için 'varlık' kuyruklarına girilmesi gereken, bir salatayı tercih etmesinin mümkün olmadığını 31 Mart gecesi ve sonrası da anlamamışa benziyor. Gözlemlenebilen tek değişim gevreklikten pişkinliğe doğru evrilmek. 
Seçim öncesi Ekrem İmamoğlu'nu neresinden karalasak diye her ekranda yarışa giren yalakalar, seçim gecesi ajans manüpülasyonu ile önde gösterilen Binali Yıldırım'a övgüler düzerken, İmamoğlu'nun anca bu kadar oy alabileceğine vurgular yapıyorlardı; İmamoğlu'nun sandıktan galip çıktığının anlaşılması ile de öncesinde yere göğe sığdırılamayan seçim sisteminin tukaka ilan edilmesi çok uzun sürmedi. 
Seçim gecesi sandıklar henüz açılmışken TV ekranlarında zafer ilan eden Binali Yıldırım, seçimden sonra 10 günlük suskunluğunu YSK'ya ve sürece saygısından ötürü olduğunu söylerken hepimize saygının en az 10 günde oluşan bir olgu olduğunu ispatlar gibiydi adeta.
Her ekrana çıkışlarında bir başka nadir saçmalama örneği gösteren AK Parti yönetici tayfası ise vatandaştan gelen tepkiler üzerine sürekli değiştirilmek zorunda kalındı. Bu vatandaşta görsel bir zenginlik hissi uyandırsa da, söylemlerdeki çelişkiler ve düzeysizlik nedeniyle zihinsel bulanıklığı daha da artırdı.
Elbette kendilerinden kaynaklanan bir yenilginin kabullenilmesi zor, ama ülkenin hazım süresi bekleyecek bir durumu yok. Ekonomideki kötü gidişat ve dünyadaki çıkar savaşları alabildiğine kendini hissettiriyor. Doğru hamleler kendini, yönettiği ülkeyi ve dünyayı tanıyan iktidarlar tarafından yapılabilir ancak. Ne var ki, bu pek mümkün görünmüyor. Ellerinde kalan 4 yıl 2 aylık iktidar olma süresini de tıpkı bundan önceki 17 yıl gibi, göz boyayan icraatlar ve söylemlerle geçirecekler büyük ihtimalle. 'Ne yaptık da böyle oldu?' diyeceklerine 'Ne yaptılar da böyle oldu?' gibi sorunu kendi dışlarında aramaya devam edecekler.
Arayın bakalım. 'Bu kafayla giderseniz, gün gelecek o sandıklarda bugün aldığınız oyun çok daha azını bulacaksınız' demek için kahin olmaya gerek yok.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI