Bugun...


Ekonomi Yazıları

facebook-paylas
Prof. Dr. İbrahim Ortaş: Şeker Tadını Kaçırmış Şeker Politikamız
Tarih: 10-04-2018 14:24:00 Güncelleme: 13-04-2018 18:39:00


Türkiye’deki Şeker Fabrikalarının Kuruluş Tarihi

Cumhuriyet ilk yıllarında, savaştan yeni çıkmış Anadolu toprakların önemli bir kısmı işlenmiyor. Ülkenin dört bir yanı yakılıp yıkılmış, son derece harap bir ülke, sanayisi neredeyse yok denecek nitelikte ve birçok sanayi ürünü ve işlenmiş ürünler ise yurt dışından sağlanıyor. Yeni yeni kent yaşamı oluşan halkın şeker ihtiyacı Rusya’dan, içilen çay ise Hindistan’dan sağlanmaktadır. Cumhuriyeti kuran kadrolar kişisel çıkarlarını düşünmeden ülkeyi ayağa kaldırmak için önce iyi bir toplumsal analiz yaparak bir tarafta kırsaldan toplumun eğitimi geliştirdiler (Kök Enstitüleri modeli) diğer taraftan tarım ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirdiler. Cumhuriyetin ilk yıllarında (1923-1933) dönemlerinde özel teşebbüs ve 1929 dünya ekonomik krizi sonrası devletçi ekonomik model ile özel teşebbüsün üstlenmediği alanları da devlet üstlenmiştir. 1923 yılında İzmir’de düzenlenen I. Türkiye İktisat Kongresinde kabul edilen planlı kalkınma sonrası şeker fabrikaları, özel kişiler ve devlet işbirliği ile gelişmiştir.

Bir tarım ülkesi olarak doğal olarak sanayisi de tarıma dayalı olarak gelişmek zorundadır. Tarımda dayalı sanayi ürünlerinden birde şeker üretimidir. Türkiye’de şeker sanayi Avrupa’daki pancar şekeri sanayinin gelişimi sürecine denk gelen Osmanlı döneminde başlamıştır. Ancak bütün girişimler başlamış olmakla birlikte uygulamaya bir türlü geçilemediği için şeker üretimi Osmanlı döneminde yapılmamıştır. İlk girişim Uşaklı Molla Ömer oğlu Nuri (Şeker) Efendi tarafından yapılmış ancak o dönemdeki savaşlarla nedeniyle fabrika kurulamamış. Kurtuluş Savaşı sonrası 1923 yılında Nuri Efendi bir grup arkadaşı Uşak Terakki Ziraat AŞ’yi kurarlar ve 1925 yılında temeli atılır ve 1926 yılında üretime başlar Uşak Şeker Fabrikası. Aynı dönemde İstanbul’da Türkiye İş Bankası AŞ, Ziraat Bankası ve Trakya illeri Özel İdare Müdürlükleri ve varlıklı şahısların da iştiraki ile 1925 yılında kurulan İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları T.A.Ş. şirket Alpulu Şeker Fabrikası’nın kurar ve 26.11.1926 tarihinde ilk Türk şekeri üretimi yapılmış olur. Bunları takiben 1933’de Eskişehir ve 1934’de de Turhal Şeker Fabrikaları kurulur. 1935 yılında ise mevcut dört şeker fabrikayı tek çatı altında tutulması için Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (TÜRKŞEKER) kurulur.

1953-1956 yılları arasında Adapazarı, Amasya, Konya, Kütahya, Burdur, Kayseri, Susurluk, Elazığ, Erzincan, Erzurum ve Malatya Şeker Fabrikaları kurulur, 1962 ve 1963 yıllarında Ankara ve Kastamonu fabrikaları, 1977’de Afyon Şeker, 1980-1992 yılları arasında Muş, Ilgın, Bor, Ağrı, Elbistan, Erciş, Ereğli, Çarşamba, Çorum ve Kars ve 1998 yılında ise Yozgat Şeker Fabrikasını kurulması ile toplam 33 şeker fabrikasının kurulu kapasiteleri 3,1 milyon tonu bulur (Türkiye Şeker Sanayi İşçileri Sendikası – www.sekeris.org.tr). Ancak 2012 yılı itibarı ile Türkiye şeker üretimi 2.315.000 ton ile dünyadaki yeri %1.3 konumundadır. Şeker tüketimi ise 2.300.000 bir ton kadar olup kişi başına tüketim yıllık 25 kg kadardır.

Türkiye’de TÜRK Şeker’in 25 şeker fabrikası ve Panako Birliğin elindeki 4 şeker fabrikası kapasitesine göre şekerpancarı ekim alanları belirlenmektedir.

 

Türkiye’de Şeker Pancarı Üretimi ve Tarımı

Türkiye’de Cumhuriyetin ilk kuruluş dönemlerinde açılan şeker fabrikalarınınhammadde ihtiyacını karşılamak için başta İç Anadolu ve Marmara Bölgeleri olmak üzere birçok bölgede şekerpancarı üretimi yapılmaktadır. Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (TÜRKŞEKER) kurulması ile ağırlıklı olarak devletin denetiminde olan şeker fabrikalarının kapasitesi oranında ekim gerçekleştirmek için destekleme alımlarıda başlamıştı. Bu bağlamda şeker şirketi çiftçilere gübre ve şeker desteği yanında avans niteliğinde maddi destektesağlamaktaydı. Ta ki 2001 yılında yapılan özelleştirmelere kadar. Şeker pancarı üretimi yapan bir ailenin bireyi olarak hatırladığım kadarı o dönem çiftçiye ürettiği oranda avans, torbalar ile şeker dağıtılır ve gübre verilirdi. Özelleştirme sonrası çiftçiye yapılan bu destekler kaldırıldı.

Türkiye’ninŞeker Pancarı Ekim Alanı Ve Üretim Potansiyeli

Türkiye’nin şeker pancarı ekim alanı, verim ve üretimi FAO’nun istatistik verilerinden yararlanılarak hazırlandı (Çizelge 1) (FAOSTAT 2018). Çizelge 1’de görüldüğü üzere şeker pancar ekim alanları 1961 yılından 2000 yılına kadar ekim alanı üç katı artmış birim alanda verimi iki katından fazla artmıştır. Ancak 2000’li yılarda ise giderek ekim alanları azalmış birim alanda verim ve toplam üretimde çok değişmemiştir. 2016 yılı itibarı ile ekim alanlarımız 3219530 dekar (1000 m2), verim dekar başına 6046 kg ve toplam üretimde 19 milyon ton kadardır (Çizelge 1).

Çizelge 1. 1961 ile 2016 yılları arasında on yıl ara ile ekim alanı ve verim değişimi  (FAOSTAT 2018)

Yıllar Ekim alanı dekar Verim dekara Üretim ton
1961 1303440 2207,32 2877113
1970 1230160 3457,79 4253631
1980 2633840 2568,88 6766017
1990 3775430 3704,41 13985741
2000 4081790 4610,98 18821033
2010 3286510 5459,32 17942112
2016 3219530 6046,05 19465452

Türkiye’de 1998 yılında sonra planlama temelli kota uygulaması başlamıştır. Bu dönemden sonrada üretim alanlarısınırlandırmış ve kayıt altına alınmıştır. Yıllar itibarı ile aşağıda Çizelge 2’de görüleceği 1998 yılından 2014 yılına kadar çiftçi sayısı üç katı düşmüş, ekim alanlarında daralmalar baş göstermiş ve tohum, gübre, sulama ve toprak işleme girdilerinin etkisi ile verimde  % 20-25 oranlarında artış göstermiştir.

Çizelge 2. 1998 ile 2014 yılları arasında yıllık çiftçi sayısı, ekim alanı, verim değişimi

Yıllar Çiftçi Sayısı Ekim alanı Üretim Verim
(Bin kişi) Dekar (Bin Ton) Kg da
1998 492.495 5009510 22.060 4420
1999 420.106 4161900 16.855 4040
2000 411.324 4083670 18.759 4590
2001 479.243 3565170 12.551 3520
2002 492.232 3717950 16.523 4440
2003 459.571 3194980 12.758 4000
2004 390.635 3206770 13.753 4290
2005 347.814 3355560 15.181 4520
2006 311.799 3237140 14.452 4440
2007 246.797 2988740 12.415 4130
2008 209.115 3207310 15.488 4810
2009 187.937 3239700 17.275 5320
2010 196.901 3286510 17.942 5450
2011 171.752 2938410 16.126 5430
2012 140.640 2801860 14.920 5330
2013 126.307 2909000 16.483 5670
2014     16.860  

FAOSTAT 2018

Şeker Fabrikalarının Özelleştirmesi Fikri ne Zaman Gündeme Geldi?

Türkiye’de Nişasta Bazlı Şeker Üreten Şirketler üzerinden üretim yapılması 2001 krizinden sonra yapılan özelleştirmeler ile giderek yaygınlaşmıştır. Hatırlayacak olursak 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz sonrası dönemin Hükümeti IMF’de başkan yarımcısı olan Kemal Derviş Türkiye davet edildi ve neredeyse ekonominin direksiyonu kendisine bırakıldı. Kemal Derviş, o dönemde basına yansıyan bilgilerden IMF’nin dayatmalarına bağlı olarak “IMF borç para vermek 15 günde 15 temel yasanın çıkmasını istiyor. 15 günde çıkarması isteniyordu. Söz konuş meşhur yasalardan tarım ile ilgili olan şeker, tütün ve tuz yasları Anadolu çiftçisini özelleştirmeden dolayı perişan etmişti.

Türkiye’de Şeker Yasası ve Toplumsal, Ekolojik Etkileri

2001 yılında çıkarılan “Şeker Yasası” ile: Şeker pancarında taban fiyatı kaldırıldı, fiyat belirleme fabrikaların keyfine bırakıldı. Pancar üretimine kota dönemi başladı. Köylü pancar ekemez hale getirildi. Fabrikaların bir kısmı satıldı, diğerlerinin satılması gündemde. Şeker ithalatının önü açıldı. Türkiye, Cargill’in şeker üretimi ve ithalinin önü açılmış oldu.

Tütün Yasası: Tütün üretimine kota başladı. İthal tütünün önü açıldı. Sigara fabrikalarının tamamı satıldı. Biri hariç diğerleri kapatıldı. Tütün depolan ve işleme merkezleri kapatıldı. Tütün piyasası yüzde 95 oranında yabancıların eline geçti.

Tuz Yasası: Tuz işletmelerinde devlet tekeli kaldırıldı, İşletmelerin tamamı satıldı.

Tütün ve tuz Cumhuriyetin kuruluşu ile tek elden toplanmış, Reji idaresi kaldırılmış ve Tekel kurulmuştu.

2001 yılından sonra özelleştirmeler ile serbestleşen nişasta temeli şeker üretimi ve ithalatı ile ülkemizde faaliyet gösteren özel şeker üretici şirketler şunlardır.

Amylum Nişasta San. ve Tic. AŞ.

Cargill Tarım ve Gıda San. ve Tic. AŞ.

PNS Pendik Nişasta San. AŞ.

Sunar Mısır Entegre Tesis. San.Tic.

Tat Nişasta San. ve Tic. AŞ.

Söz konusu şirketlerin mısır üretimi ve nişastadan şeker üretimine kadar birçok alanda üretim yaptıkları ve şeker kotasından daha çok yaralanmak istedikleri belirtiliyor. Yıllık Türkiye’de 1 milyon ton civarında nişasta bazlı şeker üretim kapasitesine sahip nişasta temeli şeker üretim şirketleri mevcut durumda yasası ile kendilerine verilen kotanın 232 bin ton olduğunu ve bunun artırmasını istemektedirler. .

Bugün açıkça söylenmese bile konu ile ilgili Dünya Gazetesinin 7 Mart 2018 tarihinde Ali Ekber Yıldırım “Türkiye, Amerika’nın nişasta bazlı şeker pazarı mı olacak?” başlıklı yazsında şeker fabrikalarının özeleştirmesinin arkasında şeker piyasasının yeniden düzenlenmesi var diyor. Bugün geçmişte kalan ve bir türlü özelleştirilememiş şeker fabrikaları da bugün özelleştirilmek istenmektedir. Bunun arkasında sıkça acaba 2001 yılında serbest bırakılan şekerin özelleştirmesi ve Cargilin üretim potansiyelinin sağlanması mı var sorusu soruluyor.

2001 yılında çıkarılan 4634 sayılı şeker kanunu ile üretim kotası başlamıştır. Bu yasa ile üretilecek şeker türleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıldırım “şeker yasası ile belirlenen fiyat düzenlemesi artan gidi maliyetleri ile dengelenmemiştir” diyor.

FAOSSTAT verilerine göre Türkiye dönem dönem şeker ithal etsede halen rafine şekeri ihraç eden ve bundan da önemli derecede gelir elde etmektedir (Çizelge 3). Son yıllarda artan şeker hammaddesinedeniyle şeker şurubu ithal etmekte ancak seker ve şekerden elde edilen ürünlerin ihracatından da önemli derecede döviz elde etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’de şekere dayalı tarımsal girdilerimiz halen Türkiye’nin lehine görülüyor.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI